Osmanlıda Nakibül Eşraflık nedir?

Osmanli Devleti'nin bir yönü ile idarî diger yönü ile ilmî teskilâtina bagli bulunan müesseselerden biri de Nakîbü'l-esrafliktir. Bu devlette ilmiye sinifi mensuplarina taninan imtiyazin baska hiç bir devlette taninmadigina daha önc etemas edilmistimisti. Ilmiye sinifina gösterilen bu saygi ve hürmetten daha fazlasi Hz. Peygamber'in soyundan gelenlere gösteriliyordu. Filhakika onlara gösterilen bu saygi sadece Osmanlil hükümdarlari degil Islâm dünyasinin her devir ve ülkesinde vardi. Bunun içindir ki Osmanlilar Misir'in fethini müteakip Yavuz Sultan Selim zamaninda "Hadîmü'l-Haremeyni's-Serifeyn" ünvanini almalarina ve bu tarihten sonra Mekke ve Medine (Hicaz) ile siki bir iliskide bulunmalarina ragmen daha Yildirim Bayezid (1389-1402) zamaninda Nakibü'l-esraf tâyin etmislerdir.

Vazifesi nesl-i pâk-i necib (Hz. Peygamber'in nesli)ten gelmis bulunan seyyid ve serif lerin islerine bakmak neseplerini kayd ve zapt etmek dogum ve ölümlerini deftere geçirmek onlari adi bir sanata girmekten ve fena hallerde bulunmaktan alikoymak haklarini korumak sülaleden olan kadinlarin küfvü olmayanlarla evlenmelerine mani olmak gibi hususlari ihtiva eden nakibü'l-esrafin bizzat kendisi de Hz. Peygamberin soyundan gelenlerden tayin edilirdi.