Şehid Sadrazam Sokullu Mehmed Paşa kimdir ?

Osmanlı Devleti'nin en ihtişamlı devirleri yaşanıyordu. Ülkenin başında yabancıların "muhteşem" dedikleri Kanunî Sultan Süleyman; âlimlerin başında, bir deha olan Ebu's-Suud Efendi; mimarların başında, taşın dilinden anlayan Koca Sinan; donanmanın başında Barbaros Hayrettin Paşa vardı. Devlet böyle bir kadro tarafından yönetiliyordu. Ülkede huzur ve mutluluk hakimdi. Çünkü bu ülkenin insanlarının devletle ve birbirleriyle kavgaları yoktu. Mal sevdası kalbleri bozmamış, herkes başkalarının iyiliğini düşünür olmuştu. Fakirlere yardım etmek için insanlar âdeta birbirleriyle yarışıyordu. Zenginler çevreye camiler, imaretler, medreseler inşa ettiriyor, sahipsiz hayvanların bakımı için bile vakıflar kuruluyordu.

Enderun'da; dil, din ve millet ayırımı gözetmeksizin her ailenin çocuğuna en iyi eğitim verilmeye çalışılıyor, zeki olanlar liyakatlarına göre ülkenin en yüksek okullarına girebiliyordu. Bu gayeyle de, ülkenin dört bir yanında imtihanlar düzenleniyor, zeki gençler devşirilerek, ileride yönetim kademelerinde vazifeli, büyük devlet adamı olmaları için yetiştiriliyordu. Bu ülkede yükselmenin ve bir yerlere gelmenin hiçbir engeli yoktu. İşte bu sebepledir ki, yabancı milletler bile Osmanlı topraklarında yaşayan insanlara imreniyor, bu adalet ve huzuru arzuluyordu.